Sabah
Ortalık aydınlanmadan uyan.
Sabah alarmı sessiz modda da çalar. Güneş 07:18’de doğana kadar Nur ne kadar vaktin kaldığını gösterir.

Ücretsiz · reklamsız · iPhone & Android
Nur, beş vakit namaz etrafında sakin bir uygulama: doğru namaz vakitleri, sabah alarmı, kıble pusulası ve namazlarına bağlanan küçük güzel alışkanlıklar.

Konumun yalnızca tarayıcında hesaplanır, hiçbir yere gönderilmez.
Bulunduğun yerde
Ortalık aydınlanmadan uyan.
Sabah alarmı sessiz modda da çalar. Güneş 07:18’de doğana kadar Nur ne kadar vaktin kaldığını gösterir.

Bir namaz, sonra diğeri.
Daireyi basılı tut, namaz kaydedilir. Beş namaz için beş renk gününü görünür kılar, puan ve baskı olmadan.

Hep doğru yönde.
Pusula Kâbe’yi gösterir. Yoldayken istersen en yakın camiyi gösterir, mesafe ve yürüyüş yoluyla.

Bütün yıl bir bakışta.
Bu yılın ve gelecek yılın tüm namaz vakitleri, hicri aylar ve Ramazan günleriyle.

Seninle büyüyen bir avlu.
Namazdan sonra yaptıkların, bir sayfa Kur’an, zikir, bir yürüyüş, avlunda bir bitki olarak büyür. Hurayra yanındadır ve asla hayal kırıklığına uğramaz.

Yeni: Ayetler
Bir duygu seç. Nur sana buna uygun ayetleri tek tek gösterir; reels gibi, ama daha sakin. Uygulamada Mishary Alafasy her ayeti okur, okunan kelime altın renginde parlar.
Umut
مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَىٰ ﴿٣﴾ وَلَلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ لَّكَ مِنَ ٱلْأُولَىٰ ﴿٤﴾ وَلَسَوْفَ يُعْطِيكَ رَبُّكَ فَتَرْضَىٰٓ ﴿٥﴾
mā waddaʿaka rabbuka wamā qalā ﴿3﴾ walalākhiratu khayrun laka mina l-ūlā ﴿4﴾ walasawfa yuʿ'ṭīka rabbuka fatarḍā ﴿5﴾
Rabbin seni ne bıraktı ve ne de sana darıldı. Doğrusu ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır. Rabbin şüphesiz sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
Ad-Duhaa · 93:3-5
Umut
وَلَا تَهِنُوا۟ وَلَا تَحْزَنُوا۟ وَأَنتُمُ ٱلْأَعْلَوْنَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
walā tahinū walā taḥzanū wa-antumu l-aʿlawna in kuntum mu'minīna
Gevşemeyin, üzülmeyin, inanmışsanız, mutlaka siz en üstünsünüzdür.
Ali 'Imran · 3:139
Umut
فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ وَنَجَّيْنَـٰهُ مِنَ ٱلْغَمِّ ۚ وَكَذَٰلِكَ نُـۨجِى ٱلْمُؤْمِنِينَ
fa-is'tajabnā lahu wanajjaynāhu mina l-ghami wakadhālika nunjī l-mu'minīna
Biz de ona cevap verip, onu üzüntüden kurtarmıştık. inananları böyle kurtarırız.
Al-Anbya · 21:88
Umut
قَالَ لَا تَخَافَآ ۖ إِنَّنِى مَعَكُمَآ أَسْمَعُ وَأَرَىٰ
qāla lā takhāfā innanī maʿakumā asmaʿu wa-arā
Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: "Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu." …
Taha · 20:46
Umut
قَالَ كَلَّآ ۖ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ
qāla kallā inna maʿiya rabbī sayahdīni
Musa: "Hayır; Rabbim benimle beraberdir, bana elbette yol gösterecektir" dedi.
Ash-Shu'ara · 26:62
Sabır
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱسْتَعِينُوا۟ بِٱلصَّبْرِ وَٱلصَّلَوٰةِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّـٰبِرِينَ
yāayyuhā alladhīna āmanū is'taʿīnū bil-ṣabri wal-ṣalati inna l-laha maʿa l-ṣābirīna
Ey İnananlar! Sabır ve namazla yardım dileyin. Allah, muhakkak ki sabredenlerle beraberdir.
Al-Baqarah · 2:153
Sabır
فَٱصْبِرْ صَبْرًا جَمِيلًا
fa-iṣ'bir ṣabran jamīlan
Güzel güzel sabret …
Al-Ma'arij · 70:5
Sabır
وَٱصْبِرْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يُضِيعُ أَجْرَ ٱلْمُحْسِنِينَ
wa-iṣ'bir fa-inna l-laha lā yuḍīʿu ajra l-muḥ'sinīna
Sabret, Allah iyi davrananların ecrini elbette zayi etmez.
Hud · 11:115
Sabır
قَالَ إِنَّمَآ أَشْكُوا۟ بَثِّى وَحُزْنِىٓ إِلَى ٱللَّهِ وَأَعْلَمُ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
qāla innamā ashkū bathī waḥuz'nī ilā l-lahi wa-aʿlamu mina l-lahi mā lā taʿlamūna
Yakup: "Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a açarım. Allah katından, sizin bilmediklerinizi bilirim" dedi.
Yusuf · 12:86
Sabır
أَحَسِبَ ٱلنَّاسُ أَن يُتْرَكُوٓا۟ أَن يَقُولُوٓا۟ ءَامَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ
aḥasiba l-nāsu an yut'rakū an yaqūlū āmannā wahum lā yuf'tanūna
And olsun, biz kendilerinden öncekileri de denemişken, insanlar, "İnandık" deyince, denenmeden bırakılacaklarını mı sanırlar? Allah elbette doğruları ortaya koyacak ve elbette yalancıları da ortaya çıkaracaktır.
Al-'Ankabut · 29:2
Tevekkül
وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ ۚ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُۥٓ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ بَـٰلِغُ أَمْرِهِۦ ۚ قَدْ جَعَلَ ٱللَّهُ لِكُلِّ شَىْءٍ قَدْرًا
wayarzuq'hu min ḥaythu lā yaḥtasibu waman yatawakkal ʿalā l-lahi fahuwa ḥasbuhu inna l-laha bālighu amrihi qad jaʿala l-lahu likulli shayin qadran
Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allah'a güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.
At-Talaq · 65:3
Tevekkül
قُل لَّن يُصِيبَنَآ إِلَّا مَا كَتَبَ ٱللَّهُ لَنَا هُوَ مَوْلَىٰنَا ۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ
qul lan yuṣībanā illā mā kataba l-lahu lanā huwa mawlānā waʿalā l-lahi falyatawakkali l-mu'minūna
De ki: "Allah'ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. O bizim Mevlamızdır, inananlar Allah'a güvensin." …
At-Tawbah · 9:51
Tevekkül
وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ ۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا
watawakkal ʿalā l-lahi wakafā bil-lahi wakīlan
Allah'a güven, Allah, vekil olarak yeter.
Al-Ahzab · 33:3
Tevekkül
وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْحَىِّ ٱلَّذِى لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِۦ ۚ وَكَفَىٰ بِهِۦ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًا
watawakkal ʿalā l-ḥayi alladhī lā yamūtu wasabbiḥ biḥamdihi wakafā bihi bidhunūbi ʿibādihi khabīran
Ölümsüz, diri olan Allah'a güven, O'nu överek tesbih et. Kullarının günahlarından haberdar olarak kendisi yeter.
Al-Furqan · 25:58
Tevekkül
مَآ أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ ۗ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ يَهْدِ قَلْبَهُۥ ۚ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ
mā aṣāba min muṣībatin illā bi-idh'ni l-lahi waman yu'min bil-lahi yahdi qalbahu wal-lahu bikulli shayin ʿalīmun
Başa gelen hiçbir musibet Allah'ın izni olmaksızın olamaz; Allah'a kim inanırsa onun gönlünü doğruya yöneltir. Allah herşeyi bilendir.
At-Taghabun · 64:11
Şükür
وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِن شَكَرْتُمْ لَأَزِيدَنَّكُمْ ۖ وَلَئِن كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِى لَشَدِيدٌ
wa-idh ta-adhana rabbukum la-in shakartum la-azīdannakum wala-in kafartum inna ʿadhābī lashadīdun
Rabbiniz: "Şükrederseniz and olsun ki, size karşılığını artıracağım; nankörlük ederseniz bilin ki azabım pek çetindir" diye bildirmişti.
Ibrahim · 14:7
Şükür
وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ
wa-in taʿuddū niʿ'mata l-lahi lā tuḥ'ṣūhā inna l-laha laghafūrun raḥīmun
Allah'ın verdiği nimetleri sayacak olsanız bitiremezsiniz; doğrusu Allah bağışlar, merhamet eder.
An-Nahl · 16:18
Şükür
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
Ey insanlar ve cinler! Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Ar-Rahman · 55:13
Şükür
بَلِ ٱللَّهَ فَٱعْبُدْ وَكُن مِّنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ
bali l-laha fa-uʿ'bud wakun mina l-shākirīna
"Hayır; yalnız Allah'a kulluk et ve şukredenlerden ol." …
Az-Zumar · 39:66
Şükür
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُلُوا۟ مِن طَيِّبَـٰتِ مَا رَزَقْنَـٰكُمْ وَٱشْكُرُوا۟ لِلَّهِ إِن كُنتُمْ إِيَّاهُ تَعْبُدُونَ
yāayyuhā alladhīna āmanū kulū min ṭayyibāti mā razaqnākum wa-ush'kurū lillahi in kuntum iyyāhu taʿbudūna
Ey İnananlar! Sizi rızıklandırdığımızın temizlerinden yiyin; yalnız Allah'a kulluk ediyorsanız, O'na şükredin.
Al-Baqarah · 2:172
Tövbe
وَهُوَ ٱلَّذِى يَقْبَلُ ٱلتَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِۦ وَيَعْفُوا۟ عَنِ ٱلسَّيِّـَٔاتِ وَيَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ
wahuwa alladhī yaqbalu l-tawbata ʿan ʿibādihi wayaʿfū ʿani l-sayiāti wayaʿlamu mā tafʿalūna
Kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri affeden, yaptıklarınızı bilen, inanıp yararlı işler işleyenlerin duasını kabul eden, lütfuyla onların ecrini arttıran O'dur. Ama, inkarcılar için çetin azap vardır.
Ash-Shuraa · 42:25
Tövbe
وَإِنِّى لَغَفَّارٌ لِّمَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَـٰلِحًا ثُمَّ ٱهْتَدَىٰ
wa-innī laghaffārun liman tāba waāmana waʿamila ṣāliḥan thumma ih'tadā
Doğrusu Ben, tevbe edeni, inanıp yararlı iş işleyerek doğru yola gireni bağışlarım.
Taha · 20:82
Tövbe
وَمَن يَعْمَلْ سُوٓءًا أَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُۥ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ ٱللَّهَ يَجِدِ ٱللَّهَ غَفُورًا رَّحِيمًا
waman yaʿmal sūan aw yaẓlim nafsahu thumma yastaghfiri l-laha yajidi l-laha ghafūran raḥīman
Kim kötülük işler veya kendine yazık eder de sonra Allah'tan bağışlanma dilerse, Allah'ı mağfiret ve merhamet sahibi olarak bulur.
An-Nisa · 4:110
Tövbe
وَأَنِيبُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّكُمْ وَأَسْلِمُوا۟ لَهُۥ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ
wa-anībū ilā rabbikum wa-aslimū lahu min qabli an yatiyakumu l-ʿadhābu thumma lā tunṣarūna
"Rabbinize yönelin. Azap size gelmeden önce O'na teslim olun; sonra yardım görmezsiniz." …
Az-Zumar · 39:54
Tövbe
فَتَلَقَّىٰٓ ءَادَمُ مِن رَّبِّهِۦ كَلِمَـٰتٍ فَتَابَ عَلَيْهِ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ
fatalaqqā ādamu min rabbihi kalimātin fatāba ʿalayhi innahu huwa l-tawābu l-raḥīmu
Adem, Rabbi'nden emirler aldı; onları yerine getirdi. Rabb'i de bunun üzerine tevbesini kabul etti. Şüphesiz o tevbeleri daima kabul edendir, merhametli olandır.
Al-Baqarah · 2:37
Rahmet
۞ قُلْ يَـٰعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ أَسْرَفُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا۟ مِن رَّحْمَةِ ٱللَّهِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَغْفِرُ ٱلذُّنُوبَ جَمِيعًا ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ
qul yāʿibādiya alladhīna asrafū ʿalā anfusihim lā taqnaṭū min raḥmati l-lahi inna l-laha yaghfiru l-dhunūba jamīʿan innahu huwa l-ghafūru l-raḥīmu
De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir." …
Az-Zumar · 39:53
Rahmet
وَمَآ أَرْسَلْنَـٰكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَـٰلَمِينَ
wamā arsalnāka illā raḥmatan lil'ʿālamīna
Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
Al-Anbya · 21:107
Rahmet
۞ نَبِّئْ عِبَادِىٓ أَنِّىٓ أَنَا ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ
nabbi ʿibādī annī anā l-ghafūru l-raḥīmu
Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.
Al-Hijr · 15:49
Rahmet
وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ
wahuwa l-ghafūru l-wadūdu
Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur.
Al-Buruj · 85:14
Rahmet
قَالَ لَا تَثْرِيبَ عَلَيْكُمُ ٱلْيَوْمَ ۖ يَغْفِرُ ٱللَّهُ لَكُمْ ۖ وَهُوَ أَرْحَمُ ٱلرَّٰحِمِينَ
qāla lā tathrība ʿalaykumu l-yawma yaghfiru l-lahu lakum wahuwa arḥamu l-rāḥimīna
Yusuf: "Bugün azarlanacak değilsiniz, Allah sizi bağışlar. O, merhametlilerin merhametlisidir. Bu gömleğimi götürün, babamın yüzüne sürün, görmeğe başlar; bütün çoluk çocuğunuzla bana gelin" dedi.
Yusuf · 12:92
Zikir
ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُم بِذِكْرِ ٱللَّهِ ۗ أَلَا بِذِكْرِ ٱللَّهِ تَطْمَئِنُّ ٱلْقُلُوبُ
alladhīna āmanū wataṭma-innu qulūbuhum bidhik'ri l-lahi alā bidhik'ri l-lahi taṭma-innu l-qulūbu
Onlar inanmışlar, kalbleri Allah'ı anmakla huzura kavuşmuştur. Dikkat edin, kalbler ancak Allah'ı anmakla huzura kavuşur.
Ar-Ra'd · 13:28
Zikir
فَٱذْكُرُونِىٓ أَذْكُرْكُمْ وَٱشْكُرُوا۟ لِى وَلَا تَكْفُرُونِ
fa-udh'kurūnī adhkur'kum wa-ush'kurū lī walā takfurūni
Artık Beni anın, Ben de sizi anayım; Bana şükredin, nankörlük etmeyin.
Al-Baqarah · 2:152
Zikir
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا ﴿٤١﴾ وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا ﴿٤٢﴾
yāayyuhā alladhīna āmanū udh'kurū l-laha dhik'ran kathīran ﴿41﴾ wasabbiḥūhu buk'ratan wa-aṣīlan ﴿42﴾
Ey inananlar! Allah'ı çok anın. O'nu sabah akşam tesbih edin.
Al-Ahzab · 33:41-42
Zikir
سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى ﴿١﴾ ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ ﴿٢﴾ وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ ﴿٣﴾
sabbiḥi is'ma rabbika l-aʿlā ﴿1﴾ alladhī khalaqa fasawwā ﴿2﴾ wa-alladhī qaddara fahadā ﴿3﴾
Yüce Rabbinin adını tesbih et. O, yaratıp şekil vermiştir. O, her şeyi ölçüyle yapıp doğru yolu göstermiştir.
Al-A'la · 87:1-3
Zikir
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ
fasabbiḥ bi-is'mi rabbika l-ʿaẓīmi
Öyleyse çok büyük Rabbinin adını tesbih et.
Al-Waqi'ah · 56:96
Ramazan’a geri sayım, sahur alarmı, widget’ta iftar geri sayımı ve son on gece için alışkanlıklar.
Ana ekranda ve kilit ekranında geri sayımla bir sonraki vakit, beş vakit bir bakışta.
Takkeli bir kedicik sana eşlik eder. Geceleri uyur, namazdan sonra zikreder, beşte beşe sevinir. Asla hayal kırıklığına uğramaz.
Türkçe, Almanca, İngilizce, Arapça, Endonezce, Malayca, Urduca ve Fransızca.
Gizlilik
Seninle namazın arasına giren hiçbir şey yok.
Aç ve başla. E-posta yok, şifre yok.
Namazların ve alışkanlıkların telefonunda kalır. Takip yok, analiz yok.
Namaz vakitleri ve kıble cihazda hesaplanır, internet olmadan da.
Namaz için puan yok, sıralama yok, seri tehdidi yok. Bir vakit kaçtıysa Nur sakin iki yol gösterir: kaza et ya da kılındı olarak işaretle.
Evet. Nur tamamen ücretsizdir; abonelik, uygulama içi satın alma ve reklam yoktur.
Evet. Nur iPhone için App Store’da, Android için Google Play’de. Sessiz modda da çalan sabah alarmı iOS 26 gerektirir; Android’de Nur bildirimle hatırlatır.
Nur bölgende yaygın olan takvimi seçer, Türkiye’de Diyanet, Avrupa’da “Avrupa 2023”. Ayarlarda 13 yöntem, Hanefi ikindi ve her vakit için dakika düzeltmesi vardır; böylece vakitler camiine uyar.
Evet. Namaz vakitleri ve kıble yönü telefonda hesaplanır. İnternet gerekmez.
Cihazında kalır. Hesap ve analiz yoktur. Konumun yalnızca namaz vakitlerini ve kıbleyi hesaplamak için kullanılır.
Hurayra, uygulamada sana eşlik eden takkeli kedicik. Seninle sevinir, asla hayal kırıklığına uğramaz ve bazen yolda takkesi ya da atkısı için bir şey bulur.
Şehir bulunamadı. Konumunu kullanmayı dene.
Beş vakit namaz. Nur onları korumana yardım eder ve onlara küçük güzel alışkanlıklar bağlar.